Türkiye, güçlü sağlık altyapısı, uzman sağlık profesyonelleri ve rekabetçi maliyet avantajıyla sağlık turizminde önemli bir konumda bulunmasına rağmen, küresel pazardaki potansiyelini tam anlamıyla yansıtabilmiş değil. Sektör temsilcileri, Türkiye’nin uluslararası alandaki rekabet gücünün artırılması için tanıtım, markalaşma ve stratejik koordinasyon çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Uluslararası Antalya Sağlık Turizmi ve Eğitim Derneği (UASTED) Başkanı Dr. Mehmet Kanpolat, sağlık turizmine ilişkin değerlendirmelerinde Türkiye’nin yalnızca saç ekimi ve diş tedavileriyle anılmaması gerektiğini belirterek, organ nakli, onkoloji ve ileri düzey tıbbi hizmetler gibi alanlarda da daha görünür hale gelmesinin önemine vurgu yaptı.
Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ (USHAŞ) verilerine göre, 2025 yılında sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısı 1 milyon 398 bin 580’e ulaşırken, sağlık turizmi gelirinin 3 milyar 22 milyon 452 bin dolar olarak gerçekleştiği bildirildi. Önümüzdeki dönem için 10 milyar dolarlık gelir hedefi ortaya konulurken, bu hedefe ulaşabilmek adına sektördeki yapısal eksikliklerin giderilmesinin önem taşıdığı ifade ediliyor.
Sağlık turizminde Türkiye’nin önemli rakipleri arasında yer alan Hindistan, Tayland, Güney Kore ve Singapur; güçlü uluslararası tanıtım faaliyetleri, dijital hasta yönetim sistemleri ve devlet destekli markalaşma stratejileriyle öne çıkıyor. Özellikle Tayland, sağlık hizmetlerini turizm deneyimiyle bütünleştirirken, Hindistan ileri teknoloji gerektiren tedavi süreçlerinde küresel ölçekte önemli bir merkez konumunda bulunuyor.
Manşet Medya Grubu’nda gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında, sağlık turizminin mevcut durumu, sektörde karşılaşılan sorunlar ve geleceğe yönelik fırsatlar ele alındı. Toplantıda, uluslararası tanıtım faaliyetlerinin artırılması, paydaşlar arasında daha güçlü bir iş birliği mekanizmasının oluşturulması ve ortak bir stratejik vizyonun geliştirilmesinin gerekliliği vurgulandı.
Dr. Mehmet Kanpolat, Türkiye’nin hasta takibi, hizmet kalitesi ve kapsamlı bakım süreçleri açısından önemli avantajlara sahip olduğunu belirterek, mevcut potansiyelin daha etkin bir şekilde uluslararası platformlara taşınmasının önemine dikkat çekti.
Sağlık turizminde sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi için ileri düzey sağlık hizmetlerinin görünürlüğünün artırılması, güçlü bir uluslararası marka algısının oluşturulması ve sektör paydaşları arasında koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Türkiye’nin sahip olduğu altyapı ve insan kaynağıyla küresel sağlık turizminin önemli merkezlerinden biri olma potansiyelini taşıdığı değerlendiriliyor.
Kaynak: Akdeniz Manşet










