Türkiye Sağlık Turizminde Küresel Güç Olma Yolunda

Türkiye’nin sağlık turizmindeki yükselişi, uluslararası rekabeti farklı bir boyuta taşıdı. Son yıllarda özellikle saç ekimi, medikal estetik, diş tedavileri ve cerrahi operasyonlarda önemli bir merkez haline gelen Türkiye’nin, sunduğu kaliteli hizmet ve erişilebilir maliyet avantajıyla küresel pazarda dikkat çektiği belirtiliyor. Ancak sektör temsilcilerine göre bu büyüme, bazı rakip ülkelerde Türkiye karşıtı algı çalışmalarını da beraberinde getirdi.

Özellikle İngiltere, Almanya ve Fransa merkezli bazı yayın ve reklam kampanyalarında Türkiye’nin “ucuz ancak riskli” bir destinasyon olarak gösterilmeye çalışıldığı ifade edilirken, bu içeriklerin özellikle ilk kez Türkiye’de sağlık hizmeti almayı planlayan hastalar üzerinde etkili olduğu vurgulanıyor. Buna karşın daha önce Türkiye’de tedavi görmüş hastaların memnuniyet düzeyinin yüksek olduğu ve yeniden Türkiye’yi tercih etmeye devam ettiği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, son dönemde yürütülen olumsuz algı çalışmalarının hasta karar süreçlerini uzattığını ve belirli pazarlarda talep daralmasına neden olduğunu ifade ediyor. Özellikle sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayılan içeriklerde, Türkiye’deki kliniklerin yeterince denetlenmediği yönünde iddiaların öne çıkarıldığı görülüyor.

Türkiye sağlık turizmi sektörü ise bu süreçte iletişim çalışmalarını artırarak karşı hamle başlattı. Sağlık altyapısı, uluslararası akreditasyonlar, uzman insan kaynağı ve yüksek hizmet kalitesini öne çıkaran tanıtım faaliyetlerine ağırlık verilirken, hedef pazarlarda bilgilendirme kampanyaları ve iş birlikleri hız kazanmış durumda. Ayrıca bazı ülkelerde açılan ön değerlendirme ve danışmanlık merkezleri aracılığıyla Türkiye’nin sağlık hizmetlerindeki standartlarının anlatıldığı belirtiliyor.

TÜRSAB Sağlık Turizmi İhtisas Başkanı Şehnaz Atak Askeroğlu, Türkiye’nin sunduğu hizmet kalitesinin uluslararası ölçekte önemli bir avantaj oluşturduğunu belirterek, özellikle Avrupa ülkelerinde uzun bekleme sürelerinin hastaları alternatif destinasyonlara yönlendirdiğini ifade etti. Türkiye’nin hızlı erişim, uygun maliyet ve yüksek standartlı hizmet sunabilmesinin sektördeki büyümenin temel nedenlerinden biri olduğu vurgulanıyor.

Medworld Sağlık Hizmetleri Kurucusu Elif Ural ise özellikle İngiltere, Almanya ve Kanada gibi pazarlarda yayılan içeriklerin yeni hastalarda tereddüt oluşturduğunu belirterek, sektörün bu süreçte akreditasyon, şeffaf iletişim ve uluslararası sertifikasyon yatırımlarını artırdığını dile getirdi.

Sağlık turizmi, Türkiye açısından yüksek katma değer üreten stratejik alanlardan biri olmaya devam ediyor. Türkiye’ye gelen bir turist ortalama 800 dolar harcarken, sağlık turistlerinin kişi başı harcamasının 3 ila 4 bin dolar seviyesine ulaştığı ifade ediliyor. Avrupa başta olmak üzere Amerika, Körfez ülkeleri ve Ortadoğu’dan yoğun talep gören Türkiye, sağlık turizminde küresel ölçekte güçlü konumunu korumayı hedefliyor.

Sektör temsilcileri, 2026 yılı için 2,5 milyon sağlık turisti ve 10 milyar dolar gelir hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirtiyor.

Kaynak: Hürriyet BigPara

Diğer Yazılar

Yazıyı Paylaş: