Fuat YALMAN, fuatyalman@duzce.edu.tr
Bel ağrısı, kişinin yaşam kalitesini düşüren önemli bir semptomdur. Lomber disk hernileri, bel ağrısının tanımlanabilir etiyolojisinde ilk sırada yer alır. Fizyoterapi ve rehabilitasyon yöntemleri, lomber disk hernilerinin tedavisinde önemlidir; bu nedenle hastalar çoğunlukla ameliyat gerekmeksizin tedavi edilebilmektedir. Termal su tedavisi, doğal kaplıcaların kullanıldığı bir hidroterapi türüdür. Termal suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri, nöroimmünoendokrin sistem üzerinde yararlı etkilere sahiptir.
Bel ağrısı, en sık görülen rahatsızlıklardan biridir ve nüfusun yaklaşık %80’i yaşamı boyunca en az bir kez bel ağrısı yaşamıştır. Anatomik açıdan bakıldığında omurlar arası disk; pulposus çekirdek, fibröz halka ve diski sabitleyen kıkırdak yapılardan oluşur. Bel ağrısının nedenleri oldukça çeşitlidir; ancak dejeneratif etiyoloji ve disk hernisi en yaygın olanlardır. En sık görülen tutulum düzeyi L4–L5 seviyesidir. Yaşlanma, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, uzun süreli araç kullanımı ve mekanik stres, disk hernisi gelişimi için elverişli faktörlerdir.
Lomber disk hernisi, intervertebral disk düzeyinde meydana gelen bir dizi patofizyolojik değişikliğe dayanır. Bu değişiklikler; bozunma sistemlerinin aktivitesinin artması, tip I kollajen içeriğinin değişmesi, nükleus pulposusun su içeriğinin azalması, matriks yapısının bozulması ve inflamatuar kaskadın tetiklenmesi şeklinde sıralanabilir. Bunun yanı sıra lokal tahriş ve inflamasyon, lokal ağrının temel nedenleri arasında yer alır.
Disk hernisi, omurlar arası disklerin en sık görülen omurga rahatsızlığıdır. Herni genellikle hareketli ve yük taşıyan omurlarda meydana gelir; bu nedenle en sık etkilenen bölgeler boyun ve bel omurlarıdır. Tedavi yaklaşımları genellikle fizyoterapi, ağrı yönetimi ve dinlenme gibi konservatif önlemlerin bir kombinasyonunu içerir. Ağır vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Erken tedavi ve uygun yönetim, semptomların azaltılmasına ve hastanın yaşam kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlar.
Hidroterapi, bel fıtığı için önerilen tedavi yöntemlerinden biridir. Kas-iskelet sistemi bozuklukları olan bireylerde ağrı yönetimi ve rehabilitasyon amacıyla dünya genelinde yaygın olarak uygulanmaktadır. Termal merkezler, rehabilitasyon için uygun ortamlar olarak kabul edilmektedir. Birçok kişi, doğal sıcak kaplıcaların iyileştirici özelliklere sahip olduğuna inanmaktadır. Biyopsikososyal bir varlık olan insan, vücudunda meydana gelen biyolojik değişikliklerden psikolojik ve sosyal açıdan da etkilenir. Bu nedenle tedaviye bütüncül bir perspektiften yaklaşılması önemlidir. Termal suyun yararlı etkileri fiziksel ve kimyasal faktörlerle ilişkilidir; ancak etki mekanizması henüz tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır.
Suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri, nöroimmünoendokrin sistem üzerinde olumlu etkiler göstermektedir. Geçmiş çalışmalarda, termal suların antiinflamatuar ve kondroprotektif özelliklerinin yanı sıra antioksidan ve immünomodülatör işlevlere sahip olduğu ortaya konmuştur. Çok sayıda çalışma, hidroterapinin bel ağrısı olan hastalarda klinik belirtilerin iyileştirilmesinde yararlı etkilerini desteklemektedir. Bender (2014) tarafından yayımlanan bir meta-analizde, termal suyun inflamatuar indeksler üzerindeki etkilerini inceleyen dört farklı çalışma vurgulanmıştır. Aynı çalışmada, C-reaktif protein düzeylerinde azalma olduğu ve termal suyun musluk suyuna kıyasla antioksidan durum üzerinde daha yararlı etkiler sağladığı gösterilmiştir.









