Sağlık Turizmi ve Türkiye

Türkiye’nin önde gelen sağlık profesyonellerinden Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, yaklaşık 25 yıllık sağlık sektörü deneyimi ve uzmanlığıyla sağlık turizmine dikkat çekiyor. Sağlık yönetimi doktoru ve sendikacı kimliğiyle bilinen Seyran, sağlık turizmi konusuna vurgu yapıyor.

ÖZEL HABER: SÜMER TAŞKIRAN

Dr. Fatih Seyran, örgütsel davranış üzerine yaptığı doktora çalışmaları ile tanınan aktivist bir isim. Sağlık sektöründe uzun yıllar yöneticilik yapan Seyran, sağlıkta vizyon projeler kapsamında ülkemizin geleceği için sağlık turizmini önemle vurguluyor. Sağlık profesyonellerinin kalitesi, sağlık uygulamalarındaki avantajlar ve Türkiye‘nin cazip konumu, sağlık turizminin dünya genelinde daha fazla konuşulmaya başlanmasına neden oluyor.
anadolugazete.com.tr’ye açıklamalarda bulunan Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, sağlık turizminin tarihçesine değinerek, dünyada binlerce yıl öncesine dayanan bu geleneğin günümüzde daha da önem kazandığını belirtti. Seyran, “Türkiye’nin sağlık profesyonelleri ve sağlık politikalarındaki avantajları, sağlık turizminin büyümesine katkı sağlıyor. Yurt dışından gelen hastaların, Türkiye’deki sağlık hizmetlerine erişimindeki hızı ve ülkemizin sağlık uygulamalarındaki kalitesi bizlere önemli avantajlar oluşturuyor.” dedi.

SADECE SAĞLIK HİZMETİ DEĞİL, KÜLTÜR ELÇİLİĞİ YAPARAK ÜLKENİN TANITIMINA KATKI SAĞLANIYOR

Sağlık turizmindeki bu artışın sadece tedavi uygulamalarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda turistik faaliyetleri de içerdiğini vurgulayan Dr. Seyran, “Bu durum, sadece bir sağlık profesyoneli olarak değil, aynı zamanda bir kültür elçisi gibi davranarak ülkenin tanıtımına katkı sağlıyor. Son yıllarda yabancılar için Türkiye’deki döviz kuru avantajı, sağlık turizmini daha da cazip hale getirdi. Sağlığın korunması, geliştirilmesi ve hastalıkların tedavi edilmesi amacıyla ikamet edilen yerden başka bir yere seyahat edilmesi ve gidilen yerde en az 24 saat kalarak sağlık ve turizm olanaklarından yararlanan bireylere sağlık turisti diyoruz. Türkiye, sağlık turistleri için fiyat avantajının yanı sıra güvenli, ulaşılabilir, kültürel zenginliklere ve doğal güzelliklere sahip bir ülke olmasıyla da öne çıkıyor. Ayrıca, sağlık turizmindeki bu gelişmelerin, Türkiye’deki sağlık profesyonellerinde de farkındalık oluşturmasını amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

b.jpg
ORTA ASYA VE TÜRK DEVLETLERİNDEN YOĞUN İLGİ

Dr. Seyran’a göre, Orta Asya ve Türk Devletlerinden yoğun ilgi gören Türkiye’nin sağlık turizmi konusundaki avantajları, medikal turizm, yaşlı ve engelli turizmi ve termal turizm gibi çeşitli alanlarda ortaya çıkıyor. Sağlık turizminde Türkiye’nin cazip olmasının nedenleri arasında dil, kültürel benzerlik, uygun fiyatlar, güvenli ve ulaşılabilir bir ülke olması öne çıkıyor. Seyran, Orta Asya ve Türk devletleri ile daha güçlü köprüler kurularak sağlık turizminde Avrupa ülkeleri için batıya olduğu kadar doğuya da yönelmenin önemine vurgu yaptı.

SAĞLIK TURİZMİNDE ZORLAYICI FAKTÖRLER: PANDEMİ, DEPREM VE BÖLGESEL SORUNLAR

Sağlık turizminde dünya genelinde yaşanan daralmaya pandeminin yanı sıra deprem ve diğer bölgesel sorunların da etki ettiğini, pandemi nedeniyle uçuş kısıtlamaları ve hastanelerin pandemi ile mücadelesi, sağlık turizmini olumsuz etkilediğini aktaran Dr. Fatih Seyran, Türkiye’nin sağlık turizmi istatistiklerindeki iniş-çıkışların bu etkenlere dayandığını söyleyerek şu sözlerle devam etti: “Örneğin, 2020’de pandeminin etkisiyle sağlık turisti sayısı düşerken, 2022’de pandeminin gerilemesiyle artış yaşandı. Ancak son dönemde bölgesel sorunlar, özellikle ülkemizde yaşanan deprem felaketi, Gazze’deki olaylar ve İsrail’in katliamları, sağlık turizminde çekinceler yaratabiliyor.” dedi.

SAĞLIK TURİZMİNDE SİMSARLIK

Türkiye’nin sağlık turizminde potansiyeli büyük olsa da sektördeki simsarlık ve denetim sorunlarının mevcut olduğunu, sağlık turizmi için devletin sağladığı teşviklere rağmen, özellikle kayıt dışı uygulamaların sağlık turizmine olumsuz etki yarattığına dikkat çeken Dr. Fatih Seyran, bu konuda daha etkin bir denetim mekanizması kurulması gerektiğinin altını çizdi.

ANKARA’DA SAĞLIK TURİZMİ POTANSİYELİ İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Ankara’nın sağlık turizmi potansiyelini artırabilmek adına eksikliklerin gözden geçirilmesi gerektiğini Ankara’nın, destinasyon olarak sağlık turizmi için avantajlı bir konumda olmadığı ve uçuşların artırılması gerektiği vurgulayan Dr. Fatih Seyran, “Ankara’da hekim ve sağlık altyapısı gerçekten de son derece iyi. Ancak turizm faaliyetleri üzerinden bir planlama ve farkındalık oluşturma çabaları, özellikle Kapadokya bölgesi ile desteklenerek Ankara’nın sağlık turizmi cazibesini artırabilir. Ayrıca ilerleyen süreçteki temennim ise havalimanlarına yakın mesafede hastanelerin olması sağlık turistlerine büyük kolaylık sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

ULUSLARARASI SAĞLIK TURİZMİ ENSTİTÜSÜ AKADEMİSYENLERDEN OLUŞUYOR

Yaklaşık altı ay önce kurulan Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü hakkında da bilgiler veren Dr. Fatih Seyran, “Türkiye’de yetmişe yakın sağlık turizmi derneği var. Bütün derneklerimizi yürekten kutluyorum. Herkes birbirinden değerli işler yapıyor. Sivil toplum örgütleri arasında bizim biraz daha farklı bir yerimiz, alanımız oluştu. Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü, sağlık profesyonelleri ile birlikte akademisyenlerimizin yoğunlukta olduğu ve bu alanda ciddi akademik çalışmalar yapmayı önceleyen bir örgütlenmedir. Sektöre yönelik tavsiye, öneri ve bilimsel çalışmalar yaparak kamu kurumlarına sunmayı ve sağlık turizmi sektörünün tüm dallarıyla gelişmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

Sümer Taşkıran Muhabir

Kaynak: anadolugazete.com.tr

Diğer Yazılar

Yazıyı Paylaş: