Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe alınan Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği, Türkiye’de uzun yıllardır farklı işletmeler tarafından sunulan wellness ve sağlıklı yaşam hizmetlerini ilk kez kapsamlı bir hukuki altyapıya kavuşturdu. Yönetmelikle birlikte esenlik hizmetlerinin sunum esasları, fiziki standartları, personel yapısı, denetim mekanizmaları ve ruhsatlandırma süreçleri ayrıntılı şekilde düzenlenirken, sektör temsilcileri bu adımı hem sağlık turizmi hem de turizm sektörü açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, düzenlemenin yeni bir hizmet alanı oluşturmadığını, uzun yıllardır farklı isimler altında sunulan wellness uygulamalarını belirli standartlara bağladığını ifade etti.
Dünya genelinde sağlık turizmi anlayışının önemli ölçüde değiştiğine dikkat çeken Seyran, insanların artık yalnızca tedavi amacıyla değil; sağlıklı yaş almak, yaşam kalitesini artırmak, kronik hastalık risklerini azaltmak ve koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmak amacıyla da seyahat ettiğini söyledi.
“Bugün dünya sağlık turizmi yalnızca ameliyatlardan veya medikal tedavilerden ibaret değil. Wellness, sağlıklı yaşam ve longevity uygulamaları küresel sağlık turizmi pazarının en hızlı büyüyen alanları arasında yer alıyor. Türkiye de güçlü sağlık sistemi, termal kaynakları, doğal zenginlikleri ve turizm altyapısıyla bu pazarda önemli bir avantaja sahip. Yeni yönetmelik, bu potansiyelin daha planlı, güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesine önemli katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Mevcut Hizmetler Standart Altına Alınıyor
Kamuoyunda yönetmeliğin yeni bir sektör oluşturduğu yönünde değerlendirmeler yapıldığını belirten Dr. Fatih Seyran, asıl değişimin mevcut hizmetlerin standartlara bağlanması olduğunu vurguladı.
Seyran, “Wellness uygulamaları bugüne kadar otellerde, SPA merkezlerinde, termal tesislerde ve farklı işletmelerde zaten sunuluyordu. Ancak bu hizmetlerin önemli bir kısmı ortak bir mevzuat altyapısına sahip değildi. Kimlerin hangi hizmeti sunabileceği, hangi standartların uygulanacağı ve denetim süreçleri konusunda önemli boşluklar bulunuyordu. Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği ile birlikte bu alan ilk kez kapsamlı biçimde düzenlenmiş oldu. Dolayısıyla asıl yenilik hizmetlerin ortaya çıkması değil; kalite standartlarının belirlenmesi, ruhsatlandırılması ve sağlık hizmeti sunumu içerisinde tanımlanmasıdır.” dedi.
Yetkisiz Uygulamaların Önüne Geçilecek
Yönetmeliğin en önemli kazanımlarından birinin yetkisiz uygulamaların önlenmesi olduğunu belirten Seyran, wellness alanında eğitim ve yetkinliği olmayan kişiler tarafından gerçekleştirilen uygulamaların hem hizmet kalitesini düşürdüğünü hem de insan sağlığını riske atabildiğini söyledi.
Yeni düzenlemeyle birlikte merkezlerde hekim sorumluluğunun getirildiğini, sağlık meslek mensuplarının görev alanlarının netleştirildiğini, kayıt sisteminin oluşturulduğunu ve düzenli denetim mekanizmalarının devreye alınacağını ifade eden Seyran, bunun hem hizmet sunucuları hem de hizmet alanlar açısından önemli bir güvence sağlayacağını dile getirdi.
Turizm Sektörüne Yeni Fırsatlar Sunacak
Dr. Fatih Seyran, yönetmeliğin en önemli etkilerinden birinin turizm sektöründe görüleceğini belirterek, özellikle konaklama tesisleri açısından yeni fırsatlar doğacağını ifade etti.
Yönetmelikte belirlenen şartları sağlayan otellerin bünyelerinde ruhsatlı esenlik merkezleri kurabileceğini, kişiye özel sağlıklı yaşam programları sunabileceğini ve uluslararası wellness turistlerine hizmet verebileceğini belirten Seyran, bunun özellikle sağlık turizminde öne çıkan destinasyonlar için önemli bir rekabet avantajı oluşturacağını söyledi.
Wellness turistlerinin klasik tatil turistlerine kıyasla daha uzun süre konakladığını ve kişi başına daha yüksek harcama yaptığını hatırlatan Seyran, Türkiye’nin bu pazardan daha fazla pay alabilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
“Bugün dünyada birçok ülke wellness turizmini stratejik bir yatırım alanı olarak görüyor. Türkiye’nin de sağlık altyapısı ile turizm sektörünü bir araya getiren bu modeli doğru şekilde geliştirmesi halinde hem turizm gelirleri artacak hem de yüksek katma değerli yeni bir hizmet ekonomisi oluşacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Sağlık Turizminde Ürün Çeşitliliği Artacak
Yeni yönetmeliğin sağlık turizminin gelişimine de önemli katkılar sağlayacağını belirten Seyran, Türkiye’nin bugüne kadar uluslararası sağlık turizminde daha çok cerrahi işlemler, diş tedavileri, saç ekimi ve termal turizm ile ön plana çıktığını ifade etti.
Bundan sonraki süreçte koruyucu sağlık hizmetleri, wellness, esenlik ve sağlıklı yaş alma programlarının da sağlık turizmi ekosisteminin önemli bir parçası haline geleceğini belirten Seyran, bu gelişmenin Türkiye’nin sağlık turizmindeki ürün çeşitliliğini artıracağını ve farklı hedef pazarlara ulaşmasını kolaylaştıracağını söyledi.
“Sektör Yeni Döneme Hazırlanmalı”
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü olarak wellness ve medikal wellness alanında uzun süredir bilimsel çalışmalar yürüttüklerini belirten Dr. Fatih Seyran, sektörün tüm paydaşlarının yeni döneme hazırlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
“Yönetmeliğin yayımlanması önemli bir başlangıçtır. Bundan sonraki süreçte yatırımcıların, otellerin, sağlık kuruluşlarının ve sektör profesyonellerinin belirlenen standartlara uygun şekilde yapılanmalarını tamamlamaları büyük önem taşıyor. Türkiye, bu dönüşümü doğru yönetebilirse yalnızca tedavi hizmetlerinde değil, wellness ve sağlıklı yaşam turizminde de dünyanın önde gelen destinasyonlarından biri haline gelebilir.” dedi.
Sektör temsilcileri ise Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin sağlık turizminde kalite standartlarını yükselteceği, kayıt dışı ve yetkisiz uygulamaların önüne geçeceği, turizm işletmelerine yeni yatırım alanları oluşturacağı ve Türkiye’nin uluslararası wellness pazarındaki rekabet gücünü artıracağı görüşünde birleşiyor.
KAYNAKÇA: Turizm POST










