Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, Lokman Hekim Üniversitesi tarafından düzenlenen 1. Ulusal Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitelerinde Bütüncül Bakım Uygulamaları Kongresi’nde “Sağlık Turizmi” başlıklı konuşmasıyla davetli konuşmacı olarak yer aldı.
Lokman Hekim Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 1. Ulusal Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitelerinde Bütüncül Bakım Uygulamaları Kongresi, yenidoğan yoğun bakım alanında görev yapan sağlık profesyonellerini bir araya getirdi.
Kongrede davetli konuşmacı olarak yer alan Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, “Sağlık Turizmi” başlıklı sunumunda sağlık turizminin Türkiye açısından sunduğu fırsatları, sağlık insan gücünün sektördeki önemini ve Türkiye’nin uluslararası sağlık turizmi arenasındaki konumunu değerlendirdi.

“Sağlık turizminin merkezinde insan kaynağı var”
Dr. Seyran, sağlık turizminin yalnızca ekonomik gelir veya yabancı hasta sayısından ibaret olmadığını belirterek, uluslararası hastaya sunulan sağlık hizmetinin niteliğinde sağlık profesyonellerinin bilgi, deneyim ve iletişim becerilerinin belirleyici olduğunu vurguladı.
Özellikle hemşirelerin sağlık turizmindeki rolüne dikkat çeken Seyran, uluslararası hastanın sağlık kuruluşuyla kurduğu ilişkinin önemli bir bölümünün hemşireler aracılığıyla gerçekleştiğini ifade etti.
Hemşirelerin; bakımın sürekliliği, hasta güvenliği, hasta ve hasta yakını iletişimi, kültürlerarası iletişim ve hasta deneyiminin yönetilmesi gibi alanlarda kritik sorumluluklar üstlendiğini belirten Seyran, sağlık turizminin sürdürülebilir gelişimi açısından hemşirelerin sektörde daha görünür ve stratejik bir konuma taşınması gerektiğini ifade etti.
“Türkiye, sağlık turizminde güçlü bir potansiyele sahip”
Türkiye’nin sağlık turizmi alanında sahip olduğu sağlık altyapısı, yetişmiş sağlık insan gücü, teknolojik kapasitesi, coğrafi konumu ve hizmet çeşitliliğinin önemli avantajlar sunduğuna dikkat çeken Dr. Fatih Seyran, bu avantajların uluslararası pazarda sürdürülebilir bir rekabet gücüne dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin uluslararası sağlık turizmindeki konumunu güçlendirmesinin yalnızca daha fazla uluslararası hasta kabul etmekle değil, kaliteli sağlık hizmeti, güven, akreditasyon, hasta deneyimi, uluslararasılaşma ve güçlü insan kaynağını aynı ekosistem içerisinde geliştirmekle mümkün olacağını ifade etti.
Seyran, sağlık turizminin Türkiye açısından ekonomik bir alan olmasının yanı sıra, Türk sağlık sisteminin uluslararası alandaki görünürlüğünü ve rekabet gücünü artıran stratejik bir alan olduğunu vurguladı.

”Hemşirelerin emeği sağlık turizminin geleceğinde önemli bir yere sahip”
Kongrenin yenidoğan yoğun bakım gibi yüksek uzmanlık ve yoğun emek gerektiren bir alanda düzenlenmesinin ayrıca anlamlı olduğunu belirten Seyran, sağlık hizmetlerinin başarısında hemşirelerin ve diğer sağlık profesyonellerinin emeğinin göz ardı edilemeyeceğini dile getirdi.
Dr. Seyran, sağlık turizminin geleceğinin yalnızca hastaneler, teknolojiler ve yatırımlarla değil; nitelikli, yetkin, uluslararası standartlarda hizmet sunabilen ve hasta deneyimini merkeze alan sağlık profesyonelleriyle şekilleneceğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda kongre düzenleme kuruluna teşekkür eden Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, farklı sağlık disiplinlerinin bir araya gelmesinin Türkiye’nin sağlık turizmi vizyonuna önemli katkılar sunduğunu belirterek, bu tür bilimsel buluşmaların sağlık turizmi alanında farkındalığın artırılması açısından değer taşıdığını söyledi.
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü olarak, Türkiye’nin sağlık turizmindeki uluslararası rekabet gücünü artıracak bilimsel, akademik ve sektörel çalışmaların desteklenmesine yönelik faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.










