Sağlık Turizminde Yeni Rota: Termal Kentler

Sağlık turizminde dünyada ilk beş ülke arasında yer alan Türkiye, yüksek potansiyele sahip alanlara odaklanarak büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda, küresel ölçekte yaklaşık 100 milyar dolarlık bir hacme sahip olan termal turizm alanında hizmet çeşitliliği artırılacak ve yeni yatırımlar teşvik edilecek.

Türkiye, 2024 yılında sağlık turizminden elde ettiği yaklaşık 3 milyar dolarlık geliri, 2028 yılına kadar 20 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Bu doğrultuda yalnızca hastalık odaklı değil, aynı zamanda “sağlıklı yaşam” yaklaşımını merkeze alan yeni bir vizyon geliştiriliyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bu çerçevede esenlik (wellness) odaklı yeni bir mevzuat üzerinde çalışıldığını ifade etti.

Termal Turizmde Büyük Potansiyel

Türkiye’nin sahip olduğu zengin jeotermal kaynaklara rağmen, mevcut potansiyelin yalnızca yarısının değerlendirilebildiği belirtiliyor. Hâlihazırda termal turizmden elde edilen gelir yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde bulunurken, doğru planlama ve organizasyonla bu rakamın ciddi ölçüde artırılabileceği öngörülüyor. Nitekim Avrupa’da iyi organize edilmiş örneklerde bu gelirin 10 milyar dolara kadar ulaştığı görülüyor.

Bu kapsamda Erzurum, Sivas, Rize, Nevşehir, Samsun ve Bolu illerinde başlatılan çalışmalarla Türkiye’nin “dünya termal kentler rotası”na güçlü bir şekilde dahil edilmesi hedefleniyor. Söz konusu şehirlerde altyapı, tesisleşme ve uluslararası standartlara uyum süreçlerinin hızlandırılması planlanıyor. Yapılacak yatırımlar ve stratejik planlamalarla termal turizm gelirinde kısa vadede yıllık 1 milyar dolarlık artış sağlanması öngörülüyor.

Küresel Pazarda Büyüyen Pay

Dünya genelinde sağlık turizmi farklı alt segmentleriyle büyük bir ekonomik değer oluşturuyor. Medikal turizm yaklaşık 100 milyar dolarlık bir hacme sahipken, termal turizm 98 milyar dolar, yaşlı turizmi 70 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Daha geniş bir perspektife sahip olan sağlıklı yaşam turizmi ise 1,2 trilyon dolarlık dev bir pazarı temsil ediyor.

Türkiye’nin bu büyük pazardan daha fazla pay alabilmesi için termal kaynaklarını etkin kullanması, uluslararası tanıtım faaliyetlerini artırması ve entegre sağlık turizmi modellerini hayata geçirmesi kritik önem taşıyor. Termal kentler, yalnızca turizm gelirini artırmakla kalmayacak; aynı zamanda bölgesel kalkınmaya katkı sağlayarak sürdürülebilir bir ekonomik değer oluşturacaktır.

Kaynak: Milliyet

Diğer Yazılar

Yazıyı Paylaş: