Sağlık turizmi, dünya genelinde önemli bir dönüşüm sürecinden geçerken, tedavi odaklı hizmet anlayışı yerini wellness, longevity, rehabilitasyon ve bütünsel yaşam deneyimlerini kapsayan yeni nesil uygulamalara bırakıyor. Bu değişimle birlikte sağlık ve konaklama sektörleri arasındaki iş birlikleri de giderek güçleniyor.
Mona Tasarım ve Danışmanlık Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı M. Müge Onaydın, Turizm Günlüğü’ne yaptığı değerlendirmelerde sağlık turizminin geleceğine ilişkin önemli görüşlerini paylaştı.
Yaklaşık 17 yıllık sağlık yöneticiliği deneyimine sahip olan Onaydın, sağlık ve turizm sektörlerinin kesişim noktasında ulusal ve uluslararası projeler geliştirdiklerini belirterek, hastane, otel ve sağlık yaşam komplekslerinin planlanması, geliştirilmesi ve anahtar teslim kurulumu alanlarında faaliyet gösterdiklerini ifade etti.
Sağlık turizminin artık yalnızca tedavi süreçlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Onaydın, günümüzde bireylerin konforlu konaklama, kişiselleştirilmiş hizmetler ve bütünsel yaşam deneyimlerine daha fazla önem verdiğini söyledi. Bu doğrultuda oteller ile sağlık tesislerinin entegre edildiği hibrit projelerin ön plana çıktığını belirten Onaydın, wellness, longevity, rehabilitasyon ve koruyucu sağlık hizmetlerini bir araya getiren tesislerin dünya genelinde yoğun ilgi gördüğünü ifade etti.
Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı, deneyimli insan kaynağı ve gelişmiş turizm sektörü sayesinde bu dönüşümün öncü ülkelerinden biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Onaydın, önümüzdeki dönemde sağlık hizmetleri ile konaklama deneyimini bir araya getiren yeni nesil yatırımların daha fazla önem kazanacağını dile getirdi.

Mona Tasarım ve Danışmanlık tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında hastane, klinik, sağlık merkezi, otel ve sağlık yaşam komplekslerinin konsept geliştirme aşamasından operasyonel planlamaya kadar tüm süreçlerine yönelik danışmanlık hizmetleri sunulduğu aktarıldı. Bu kapsamda fizibilite çalışmalarından marka konumlandırmasına, mimari planlamadan işletme stratejilerine kadar geniş bir yelpazede projeler geliştirildiği ifade edildi.
Özellikle sağlıklı yaşam köyleri, longevity merkezleri ve medikal wellness projelerinin geleceğin önemli yatırım alanları arasında yer aldığına dikkat çekilirken, konaklama, sağlık hizmetleri, rehabilitasyon, spor, beslenme danışmanlığı ve yaşam koçluğu gibi birçok unsurun tek çatı altında sunulduğu sağlıklı yaşam komplekslerinin önümüzdeki yıllarda sağlık turizminin gelişiminde belirleyici rol oynayacağı vurgulandı.
Sağlık ve turizm sektörlerini bir araya getiren yenilikçi yaklaşımların, Türkiye’nin küresel sağlık turizmindeki rekabet gücünün artırılmasına ve sürdürülebilir sağlık odaklı yaşam alanlarının geliştirilmesine önemli katkılar sunması bekleniyor.
Kaynak: Turizm Günlüğü










