Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) düzenlediği “Hizmet Ticareti, Sağlık Turizmi ve Mesleğe Etkileri” panelinde, sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi, sağlık turizminin hekimlik mesleğine, hasta haklarına ve kamu sağlık sistemine etkileri çok boyutlu olarak tartışıldı. Panelde konuşan akademisyenler ve TTB yöneticileri, sağlık alanındaki dönüşümün ciddi etik, sosyal ve yapısal sorunlar yarattığına dikkat çekti.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından düzenlenen “Hizmet Ticareti, Sağlık Turizmi ve Mesleğe Etkileri” başlıklı panel, 27 Aralık 2025 tarihinde TTB Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Panel, TTB’nin resmî sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayımlandı.
Panelin açılış konuşmasını yapan TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap, sağlık hizmetlerinin yalnızca tıbbi bir faaliyet değil; aynı zamanda hukuki, ekonomik, politik ve etik boyutları olan bir alan olduğunu vurguladı. Azap, sağlık alanında yaşanan dönüşümlerin hekimleri, sağlık emekçilerini ve hastaları doğrudan etkileyen çok boyutlu bir kriz yarattığını belirterek, bu krizin bilimsel ve eleştirel bir zeminde tartışılmasının önemine dikkat çekti.
Panelin kolaylaştırıcılığını TTB Hukuk Bürosu’ndan Av. Özgür Erbaş üstlendi.
Panelde ilk sunumu yapan akademisyen ve sosyal bilimci Prof. Dr. Seyhan Erdoğdu, “Sağlık Hizmetlerinde Uluslararası Ticarileşme ve Piyasalaşma: Sağlık ‘Turizmi’” başlıklı sunumunda, sağlık hizmetlerinin giderek artan biçimde piyasa mantığıyla yeniden yapılandırıldığını iddia etti.
Erdoğdu, sağlık alanındaki dönüşümü iki kavram üzerinden açıkladı: Ticarileşme (sağlık hizmetinin alınıp satılan bir meta haline gelmesi) ve piyasalaşma (sağlık hizmetlerinin rekabet, kapasite, lisans ve ihale mekanizmalarıyla düzenlenmesi).
Küresel ölçekte yaşanan neoliberal dönüşümün sağlığı da piyasanın konusu haline getirdiğini vurgulayan Erdoğdu, Türkiye’nin “sağlık turizmi başkenti olma” hedeflerinin büyük ölçüde küresel sermayenin çıkarlarıyla uyumlu bir yönelim olduğunu ifade etti.
“Sağlık turizmi eşitsizlikleri derinleştiriyor”TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Nilüfer Ustael ise “Türkiye’de Uluslararası Sağlık Turizmi Uygulamaları” başlıklı sunumunda, sağlık turizminin sınıfsal eşitsizlikler üzerinden işlediğine dikkat çekti.
Ustael, sağlık turizminin pratikte “zenginin daha ileri teknolojiye eriştiği, yoksulun ise daha ucuz ve çoğu zaman niteliksiz hizmet almak zorunda kaldığı” bir yapı yarattığını söyledi. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte sağlık turizmi alanında adım adım yeni bir piyasa yapısının kurulduğunu belirten Ustael, özellikle USHAŞ üzerinden oluşturulan yeni yapılanmanın kamu yararından uzak, özel hukuk mantığıyla işleyen muğlak bir yapı olduğunu iddia etti.
TTB Özel Hekimlik Kolu Başkanı Dr. Güray Kılıç da “Sağlık Hakkı, Mesleki Değerler, Etik ve Sağlık Turizmi” başlıklı sunumunda, sağlık turizminin sağlık hakkını zayıflattığını ve sağlığı bir tüketim nesnesine dönüştürdüğünü ifade etti.
Kılıç, sağlık turizminin kamusal kaynakların özel sektöre aktarılmasına, hekim emeğinin değersizleşmesine ve hasta güvenliğinin ikinci plana itilmesine yol açtığını belirterek, bu sürecin etik ilkelere ve mesleki değerlere ciddi zarar verdiğini vurguladı.
Panel, katılımcıların soru ve katkılarıyla devam etti. Etkinlik, sağlık alanındaki dönüşümün yalnızca ekonomik değil; toplumsal, etik ve politik sonuçları olan bir süreç olduğunun altı çizilerek sona erdi.







Kaynak: TTB









