Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği ile Yeni Dönem: Bakanlık–Üniversite İş Birliğinde Stratejik Atılım

14 Şubat 2026 tarihli ve 33168 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği, Türkiye’nin uluslararası sağlık hizmetleri vizyonunda yapısal bir dönüşüm başlatıyor. Sağlık Bakanlığı ile devlet üniversiteleri arasında kurulacak yeni iş birliği modeli; hekim hareketliliği, gelir paylaşımı, hasta güvenliği, veri bildirimi ve denetim mekanizmalarını açık kurallara bağlayarak sağlık turizmi alanını daha kurumsal bir zemine taşıyor.

Amaç ve Stratejik Çerçeve

Yönetmelik; uluslararası sağlık hizmetlerinin hukuki altyapısını güçlendirmeyi, Bakanlık ve üniversite hastaneleri arasındaki iş birliğini protokol esaslı ve denetlenebilir hale getirmeyi, nitelikli uzman hekimlerin farklı kamu sağlık tesislerinde uluslararası hastalara hizmet sunabilmesini sağlamayı ve gelir paylaşımı ile sorumluluk alanlarını netleştirmeyi amaçlıyor.

Bu düzenleme, Türkiye’nin sağlık turizminde daha önce uygulamada bulunan ancak parçalı ilerleyen modelleri bütüncül ve sistematik bir çerçeveye oturtuyor. Kamu ile üniversite arasında bütçeleri ayrı kalmak kaydıyla yapılan iş birliği, hizmet sunan personelin başka bir kamu sağlık tesisinde uluslararası hasta hizmeti verebilmesine imkan tanıyor.

İş Birliği Modelinin Yapısı

Yönetmelikte iş birliği protokolü temel araç olarak belirlenmiş durumda. Taraf kuruluşlar arasında imzalanacak protokol; branşlar, tıbbi işlemler, çalışma şekli, hasta kabul usulü, kuruluş payı oranı, tazminat sorumluluğu, fesih şartları ve hizmet sunan personelin listesi gibi unsurları içermek zorunda.

Protokol süresi en fazla üç yıl olarak belirlenmiş ve tarafların bildirimde bulunmaması halinde aynı koşullarla bir yıl uzama öngörülmüş. Bu düzenleme, uygulamada süreklilik sağlarken idari belirsizliklerin önüne geçmeyi hedefliyor.

Hekim Hareketliliğinde Esneklik

Yönetmelik, hizmet sunan personelin birden fazla iş birliği protokolü kapsamında çalışabilmesine imkan tanıyor. Ayrıca geçici görevlendirme işlemi yapılmaksızın işlem bazlı bildirim yeterli görülüyor. Hizmet alan kuruluş işveren sayılmıyor ve sigortalılık hizmet sağlayan kuruluş üzerinden devam ediyor.

Bu düzenleme özellikle akademik kariyeri bulunan uzman hekimlerin ve üniversite öğretim üyelerinin uluslararası hasta hizmetlerinde daha aktif rol almasını kolaylaştıracak. Nitelikli insan kaynağının kamu sistemi içinde daha verimli kullanılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Yetki ve Sorumluluk Dağılımı

Teşhis, tedavi ve cerrahi işlemler hizmet sunan personelin asli sorumluluğunda yürütülecek. Takip, kontrol ve bakım hizmetleri ise hizmet sunan personel ile hizmet alan kuruluşun ortak sorumluluğunda olacak. Çalışma ekibinin fiil ve işlemlerinden hizmet sunan personel sorumlu tutuluyor.

Aydınlatma yükümlülüğünün ortak sorumluluk olarak düzenlenmesi, hasta hakları ve hukuki güvenlik açısından önemli bir denge oluşturuyor. Bu net görev paylaşımı, ileride doğabilecek hukuki ihtilafların azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Mali Yapı ve Gelir Dağılımı

Uluslararası sağlık hizmeti ücretinin belirlenmesinde Bakanlık tarifesi esas alınıyor. İlaç ve tıbbi malzeme bedelleri düşüldükten sonra kalan tutarın yüzde 50’si hizmet sağlayan kuruluşa aktarılıyor, kalan yüzde 50 ise hizmet alan kuruluşta kalıyor.

Hizmet sağlayan kuruluş, protokolde belirlenen oran uyarınca kuruluş payını ayırıyor ve kalan tutarı ilgili mevzuata göre hizmet sunan personele ve çalışma ekibine dağıtıyor. Hizmet alan kuruluş tarafından ayrıca ödeme yapılmıyor.

Sosyal güvencesi olmayan hastalar için uluslararası sağlık hizmeti ücretinin en az yüzde 60’ının ön ödeme olarak alınması zorunluluğu getirilmiş durumda. Ücret farkının ödenmemesi halinde acil durumlar dışında tedavinin sonlandırılabileceği hükme bağlanmış.

Bu mali düzenlemeler, kamu sağlık sisteminde uluslararası hasta gelirlerinin daha şeffaf ve izlenebilir bir yapıya kavuşmasını sağlayacak nitelikte.

Veri Bildirimi ve Dijital İzleme

Uluslararası sağlık hizmet sunumuna ilişkin verilerin aylık olarak SİNA sistemi üzerinden bildirilmesi zorunlu tutuluyor. İş birliği protokollerinin EKİP üzerinden Bakanlığa iletilmesi ve HealthTürkiye Portalı üzerinden bildirim yapılması da düzenleme kapsamında yer alıyor.

Bu yaklaşım, sağlık turizmi alanında merkezi veri analizi ve performans ölçümü için güçlü bir altyapı oluşturuyor. Politika geliştirme süreçlerinin daha somut veriler üzerinden yürütülmesi mümkün hale geliyor.

Denetim Mekanizması

İş birliği kapsamında sunulan sağlık hizmetleri, hizmet alan kuruluşun gözetim ve denetimi altında yürütülecek. Disiplin fiilleri hizmet sağlayan kuruluşa bildirilecek, tıbbi deontolojiye aykırılıklar ise il sağlık müdürlüğüne iletilecek.

Bu çok katmanlı denetim yapısı, kamu görevlisi olan sağlık personelinin hem idari hem mesleki sorumluluğunu netleştiriyor.

Stratejik Etkiler

Yönetmelik, üniversite hastanelerinin uluslararası alanda daha görünür ve rekabetçi hale gelmesini destekleyebilir. Kamu ve üniversite arasında uzman paylaşımının artması, ileri düzey cerrahi ve kompleks işlemlerde merkezileşmeyi güçlendirebilir.

Uluslararası hasta deneyiminin standardizasyonu, gelir yönetiminin kurumsallaşması ve nitelikli insan kaynağının daha etkin kullanılması, Türkiye’nin sağlık turizmi stratejisinde yeni bir aşamaya işaret ediyor.

Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran

Yönetmelik Önemli ve Değerli Bir Adım

Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran yaptığı değerlendirmede, Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği’nin Türkiye’nin sağlık turizmi vizyonunda yeni bir dönemin kapısını araladığını belirtti.

Dr. Seyran açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği, Türkiye’nin sağlık turizmi alanında insan kaynağı yönetimini optimize eden, hukuki boşlukları dolduran, mali yapıyı netleştiren ve denetim mekanizmalarını güçlendiren kapsamlı bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Özellikle Bakanlık ile üniversite hastaneleri arasında protokol esaslı bir modelin hayata geçirilmesi, nitelikli akademik insan kaynağının daha etkin kullanılmasını sağlayacaktır.

Bu düzenleme sadece idari bir çerçeve sunmuyor; aynı zamanda kamu sağlık sisteminin uluslararası rekabet gücünü artıracak stratejik bir altyapı oluşturuyor. Gelir paylaşımının şeffaflaştırılması, sorumluluk alanlarının netleştirilmesi ve veri bildiriminin merkezi sisteme bağlanması, sürdürülebilir ve hesap verebilir bir sağlık turizmi modeli için önemli kazanımlardır.

Yönetmelik, kamu–üniversite iş birliğini kurumsal bir zemine taşıyarak Türkiye’nin uluslararası hasta hizmetlerinde marka değerini güçlendirecek bir yeniden yapılanma adımıdır. Bu yönüyle yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği değil; kamu sağlık sistemimizin uluslararasılaşma sürecinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olarak değerlendirilmelidir.”

Diğer Yazılar

Yazıyı Paylaş: