Uğur IŞIK, ugur.isik@elitisik.com.tr
Türkiye, küresel sağlık turizmi pazarında “HealthTürkiye” markasıyla devleşirken, bu büyümenin sürdürülebilirliği hastanelerin mevzuata uyumlu ve güçlü kurumsal iletişim stratejileri geliştirmesine bağlıdır. Özellikle 12 Kasım 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan yeni “Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Yönetmeliği”, kurumsal iletişimin sınırlarını ve dijital görünürlüğün kurallarını yeniden belirlemiştir.
İşte güncel mevzuatlar ışığında, hastanelerin sağlık turizmindeki iletişim gücünü şekillendiren kritik başlıklar:
Yetki Belgesi ve Dijital Şeffaflık:
Bir hastanenin uluslararası alanda güven inşa etmesinin ilk adımı yasal meşruiyettir. Mevzuat gereği, sağlık turizmi yapan tüm tesislerin Sağlık Turizmi Yetki Belgesi alması zorunludur.
Zorunlu Yayın: Yetki belgesinin hastanenin resmi web sitesinde ve sosyal medya mecralarında açıkça görülebilir şekilde yayınlanması yasal bir zorunluluktur.
Web Sitesi Standartları: Kurumsal web sitesi sadece bir broşür değil; en az üç dilli (Türkçe ve İngilizce zorunlu), tedavi süreçlerini açıklayan ve hekim kadrosunun uzmanlıklarını şeffafça sunan bir platform olmalıdır.
Tanıtım ve Reklamda “Yurt Dışı” Ayrımı:
Yeni yönetmelik, yurt içi ve yurt dışı iletişim stratejileri arasına keskin bir çizgi çekmiştir.
Dil ve Hedefleme: Yurt içine yönelik reklam yasakları devam ederken, yurt dışı hedef kitle için Türkçe hariç diğer dillerde sponsorlu içerik ve reklam paylaşımı serbest bırakılmıştır.
Coğrafi Kısıtlama: Dijital reklam platformlarında “Türkiye içi hedefleme” kesinlikle kapalı tutulmalıdır.
“HealthTürkiye” Logosu: Kurumsal iletişim materyallerinde ve yurt dışı tanıtımlarda bakanlığın belirlediği çatı marka olan “HealthTürkiye” logosunun kullanımı artık bir mecburiyettir.
Görsel İçerik ve Hasta Hikâyeleri:
“Öncesi-Sonrası” Dönemi: Kurumsal iletişimde en çok başvurulan yöntemlerden biri olan “Başarı hikayeleri” artık sıkı kurallara tabidir.
Teknik Bütünlük: “Öncesi ve sonrası” görsellerinde ışık, açı, arka plan ve mesafe birebir aynı olmalıdır. Görseller üzerinde dijital manipülasyon (photoshop, filtre vb.) yapılamaz.
Rıza ve Mahremiyet: Hasta yorumları ve teşekkür videoları, sadece hastanın açık rızası belgelenmek şartıyla ve sadece yurt dışı platformlarda paylaşılabilir.
Kriz İletişimi ve Hasta Hakları:
Sağlık turizminde kurumsal güç, sadece operasyon başarısıyla değil, sorun çözme kapasitesiyle ölçülür.
Uluslararası Sağlık Turizmi Birimi: Mevzuata göre her yetkili hastane bünyesinde, yabancı dil bilen (B2 seviyesi sertifikalı) personelin bulunduğu bir birim kurmalıdır. Bu birim, hastanın başvurusundan taburcu sonrasındaki takibine kadar tüm iletişim sürecini yönetmekle yükümlüdür.
7/24 Erişilebilirlik: Kurumsal iletişim, hastanın kendi dilinde 7/24 bilgi alabileceği bir altyapıya sahip olmalıdır.
Sonuç:
Türkiye’de sağlık turizmi yapan hastaneler için kurumsal iletişim artık sadece “pazarlama” değil, bir “uyum (compliance)” sürecidir. 2026 itibarıyla mevzuata uyum sağlayan hastaneler, hem yasal yaptırımlardan korunacak hem de “güvenilir kurum” imajıyla global rekabette bir adım öne geçecektir.
Güven, en az tıbbi başarı kadar değerlidir; mevzuata uyum ise bu güvenin yasal teminatıdır.









