Sağlık Turizminde Tercümanların Karşılaştığı Zorluklar

Muhammed BOĞATEKİN, mbogateking@gmail.com

Yabancı dil bilen personel, özellikle pazarı yurtdışı olan sağlık turizmi acenteleri için birer çok kıymetli birer insan kaynağıdır. Nihayetinde işletme her ne kadar başarılı pazarlama ve tutundurma faaliyeti yapsa da günün sonunda verilerine ulaşılan potansiyel müşterileri ikna edip bu veriyi paraya çevirecek, işletmeye katma değer yaratacak kilit aktör işletmedeki tercüman& satış temsilcileridir. Bu yazıda bağlı oldukları aracı şirket/ sağlık turizmi acentesinin ofisinde satış uzmanı olarak sıcak satış yapan ve satışını yaptığı hastaların Türkiye’de hem hasta danışmanlığı hem de sözlü tercümanlığını yapan meslek grubunun işlem süreci öncesinde, sırasında ve sonrasında sıkça yaşadığı sorunlar farklı alt başlıklar altında incelenmiştir. Bunun haricinde, herhangi bir acentede tam zamanlı çalışmaksızın sağlık turistlerine günübirlik sözlü tercüme hizmeti (freelance) tercüman meslek erbabının sorunlarına da değinilmiştir. Süreç esnasında her iki meslek erbabının yaşadığı sorunlar aşağı yukarı benzerdir.

1.KOTA ZORBALIĞI, YÜKSEK BEKLENTİLER VE MOBBING

Kurum tarafından hazırlanıp satış uzmanı& tercümanlara dayatılan ve sezonun gerçeklerinden bağımsız aylık satış hedefleri mevcut iş stresini arttırabilmektedir.

2.MESAİ SAATİ MEFHUMUNDAN BAĞIMSIZ ÇALIŞMA

Sağlık turizminde satışta en önemli faktörlerden birisi de hızdır. Aynı anda birçok farklı işletmeyle görüşen ve pazarlık yapan bir hasta adayı düşündüğümüzde o hastanın sorularına, endişelerine ve merak ettiklerine hızlıca yanıt vermek oldukça elzemdir. Bu doğrultuda işletmenin Whatsapp ve sosyal medya hesaplarına bilgi alma maksatlı yazan insanlara cevap verecek kişilerin satış uzmanı& tercümanlar olduğunu düşündüğümüzde tercümanların gerek aile gerekse de arkadaş ortamlarında sürekli elinde en az iki telefonla mesajlara cevap yazmak zorunda olması işin bir başka zorluğudur. Bunun sonucunda sosyal yaşantılarının dengesi bozulan satış uzmanı& tercümanlar işi eve götürebilmektedirler.

3.İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ

Hastaneler gibi yüksek riskli alanlarda çalışmalarına rağmen tercümanlara operasyon sahasına girerken gerekli kıyafet ve teçhizatın sağlanmaması sıkça karşılaşılan durumlardandır. Hasta personelinin tercümanlardan işlem esnasında da hastanın yanında durmasını istemesi, enfeksiyon veya hasta kanı gibi yüksek risk teşkil eden unsurlarla tercümanın temasına sebebiyet verebilmektedir.Bununla beraber hasta tercümanının hastayla beraber, koruyucu kıyafet olmadan röntgen alanında bulunması da yer yer hastane personeli tarafından isteyebilmektedir. Bu da tercüman sağlığı için ciddi bir risk unsurudur.

4.TACİZE MARUZ KALMA

Mesleğin dinamikleri gereği satış aşamasında hastaya karşı maksimum nezaketin ve güler yüzün gösterilmesi gerekir. Hastaların bu nezaketi yanlış anlaması veya suistimal edip satış uzmanı/ tercümana yazılı, sözlü veya fiziksel tacizde bulunması maalesef sıkça rapor edilen bir başka durumdur.

5.TEK MUHATAP OLARAK GÖRÜLME

Hasta servisinin hastaneye geç gelmesi, ameliyatın uzun sürmesi, hastaya çıkartılan sürpriz masraflar gibi tatsız durumlar süreç esnasında meydana gelebilmektedir. Verdiği hizmetin kapsamı sadece belirli saatler arasında tercüme yapmak olmasına rağmen dillerinden anlayan tek kişi olması sebebiyle hastalar tepki ve öfkelerini tercümanlara yansıtabilmektedir.

6.MALPRAKTİSTEN SORUMLU TUTULMA

Özellikle medikal estetik türünde hastanın operasyon sonucunu beğenmemesi her zaman ihtimal dahilindedir. Böyle bir durumda hastanın isteğini ve beklentisini doktora doğru aktaramadığını veya doktorun hastanın söylediğini kendisine doğru çevirmediğini iddia edip suçu tercümana atması da meslektaşlarımızın sıkça belirttiği ve şikayetçi olduğu konulardandır.

7.MESLEKİ DEFORMASYON

İşin stresinden ötürü anksiyete, panik atak, uyku bozukluğu, depresyon, bruksizm gibi başta ruhsal olmak üzere birçok hastalık bu meslek erbabında görülebilir.Ülkemizde birçok sağlık turizmi acentesi ve klinik, kurumsal kaynak yönetimi (ERP) kavramını genel olarak başarılı mali ve stratejik yönetimden ibaret olduğunu düşünmekte, insan kaynağı ve yetenek yönetimi gibi konularını ikinci plana atmaktadır. Yukarıda bahsi geçen ve geçmeyen birçok konuda tercümanlar dahil birçok sağlık emekçisi ezen, meslek ahlakı korozyona uğramış işletmeler bunun bedelini çalışanını elinde tutamama bunun sonucunda da sessiz istifa ve yüksek işçi sirkülasyonu gibi sorunlarla başa çıkmak zorunda kalmaktadır. Bunun sonucunda tercümanlar düşük mesleki tatminiyet ve yüksek stresten ötürü bir daha dönmemek üzere bu sektörü terk etmektedir. Bu da beraberinde yeni gelen çalışanın işi daha öğrenemeden mobbinge uğraması, istifası ve ardından yerine gelen çalışanın da aynı kadere mahkûm olmasıyla sonuçlanmaktadır.

Diğer Yazılar

Yazıyı Paylaş: